top of page

Çalışan Eş Nafaka Alabilir mi?



Boşanma davaları sadece evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin davalar değildir, aynı zamanda nafaka, tazminat, velayet gibi durumlara ilişkin oldukça önemli sonuçları da içinde barındırır. Nafakaya ilişkin ayrı bir dava açılabilmesi mümkün olmakla birlikte yapılacak düzenlemeler genellikle boşanma davaları içerisinde görülüp karara bağlanır. Yargılama sırasında tedbir nafakasına karar verilebilir. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler üzerine yargılama sona erdiğinde gerekli koşulların mevcut bulunması halinde o nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına hükmedilebilecektir.


Nafakaya ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 175.maddesinde düzenleme yapılmıştır. İlgili kanun maddesine göre; Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Madde metninde yoksulluğa düşme ifadesinin kullanılmış olması çalışan ya da düzenli bir işe sahip olan kişinin yoksul olamayacağı, o nedenle de nafaka isteyemeyeceği algısını yaratsa da yoksulluğa düşme ifadesi ile kast edilen esasen bu değildir.


Kişi çalışsa da, düzenli bir işi olsa da boşanma nedeniyle yoksulluğa düşebilir. Yani birinin yoksulluğa düşmüş olduğunun kabulü için mutlaka işsiz olması gibi bir koşul aranmamaktadır. Yoksulluğa düşme o kişinin kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Örneğin; işine her gün eşinin arabası ile giden bir eşin boşanma davası açıldıktan sonra işe artık toplu taşıma araçları ile gitmek zorunda kalması o kişinin kendi hayat koşulları açısından bir yoksullaşma olarak kabul edilebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/20894E. ve 2016/14341 sayılı ilamına göre;


“…Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması veya davacının çalışması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz…Davacı kadının gelirinin bulunması ona tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir..”


Yine aynı şekilde bu konu YARGITAY HUKUK GENEL KURULU tarafından da incelemeye alınmış ve verilen 2017/2-1891E. ve 2018/1577 sayılı kararda şu ifadelere yer verilmiştir:


“…her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesini engelleyici bir hâl değildir…mahkemenin direnme gerekçesinin aksine erkeğin gelirinin bulunmaması, kadının çalışıyor olması veya kusur durumu kadın yararına tedbir nafakası hükmedilmesine engel teşkil eden vakıalar değildir…Hâl böyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır…”


Yukarıda yer vermiş olduğumuz gerek Yargıtay 3.Hukuk Dairesi kararı gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca eşlerin aktif bir şekilde çalışıyor olmasının, düzenli bir gelirlerinin bulunmasının ve/veya ekonomik durumlarının iyi kabul edilebilecek bir düzeyde olmasının o eş yararına nafaka takdir edilmesine engel teşkil etmeyeceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Kişinin çalışıp çalışmamasından bağımsız bir şekilde evli iken sahip olduğu mevcut koşulları çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp boşanma nedenine dayalı bir yoksullaşmanın, şartlarında bir kötüleşmenin ortaya çıkıp çıkmadığı dikkate alınmalıdır. Eşler sırf çalışıyor ya da zaten durumu iyi diye nafaka hakkından yoksunmuş gibi düşünülmemelidir.


Yasal Uyarı: İşbu makale başka bir internet sitesinde ancak makalenin yer aldığı internet adresi linkini içeren aşağıdaki ifadeye yazının başında veya sonunda belirgin bir şekilde yer verilmesi şartıyla yeniden yayımlanabilir veya basılabilir.




Öne Çıkanlar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Anahtar Kelime Ara
bottom of page