Ölümlü Trafik Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Ülkemizde meydana gelen trafik kazası sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. Trafik kazalarının birçok olumsuz sonucu bulunmaktadır. Kullanılan aracın hasar görmesi, değer kaybetmesi bunların başında gelmektedir. Hasar ya da değer kaybına ilişkin yaşanan kayıpların geri getirilebilmesi mümkün olsa da trafik kazasının yaralanma ve/veya ölüm ile sonuçlanması halinde ne yazık ki geri dönüşü olmayan oldukça üzücü, acı bir durum ile karşı karşıya kalınmaktadır. Verilecek bir şey ya da ödenecek herhangi bir tazminat geride kalanların acısının karşılığı hiçbir şekilde kabul edilemez. Ancak hukuk kurallarında bir nebze de olsun tarafların zararlarının giderilebilmesi adına çeşitli tazminat kalemlerine yer verilmiştir.

 

Ölüm nedeniyle açılacak olan tazminat davalarının konusunu: destekten yoksun kalma sebebiyle maddi ve manevi tazminat, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve maddi kayıplar, ölenin destekten yoksun kalma tazminatı isteyemeyecek durumda olan birinci derece yakınlarının manevi tazminat istekleri ve cenaze giderleri teşkil etmektedir. İşbu makalemiz kapsamında ölüm ile sonuçlanan trafik kazaları sonrasında ölenin desteğinden yoksun kalanların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatı hakkında gerekli açıklamalar yapılacaktır. 

 

Bu noktada öncelikle destekten yoksun kalma tazminatının ne olduğunu açıklamak gerekirse; destekten yoksun kalınması mirasçılık sıfatından ayrı bağımsız bir hakkı ifade etmektedir. Örneğin mirasın reddedilmesi, mirastan feragat edilmesi gibi durumlar destekten yoksun kalma tazminatı istenilmesine engel olmaz. Destekten yoksun kalınması denildiğinde sanki bir mirasçılık ilişkisi ya da akrabalık gibi bir kan bağı aranıyormuş izlenimi oluşsa da destekten yoksun kalınması akrabalık ya da mirasçılık statüsüne bağlı bir hak değildir. Veya birinin desteğinden yoksun kalınmış olduğunun kabul edilmesi için ölenin daha önceden nafaka yükümlüsü olması gibi bir zorunluluk da bulunmamaktadır. Yani trafik kazası sonucunda yaşanan ölüm olayı sebebiyle aşağıda ayrıntısına yer verilecek olan destek olunduğu kabul edilen kişilerin artık bu destekten yararlanamayacakları anlamına gelmektedir.  

 

Bir kişinin diğerine destek olduğunun kabul edilebilmesi için illa diğerine düzenli bir şekilde ya da aylık bir miktar para vermesi de gerekmemektedir. Yargıtay kararlarında da benimsendiği üzere birine destek olunması için para verilmesi şart değildir. Kişiler birbirlerine hizmet ederek de destek olabilirler. Örneğin; Birlikte yaşayan aile bireyleri herhangi bir kazançları, malvarlıkları bulunmasa bile her zaman ve her durumda birbirlerine yardım ve hizmet ederek destek olmaktadırlar. Yaşlılık, hastalıkta ya da ihtiyaç duyulan diğer durumlarda yapılan ev işleri, bakım gibi hizmet ve yardımlar da destek kavramı içerisinde sayılır. Bu durumda trafik kazası sonucunda ölenin destek olduğunun kabul edilebilmesi için hayatta iken yapmakta olduğu yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterlidir. Kişi düşünsel olarak veya belirli konularda bilgisine başvurularak da destek oluyor olabilir. Bu anlamda trafik kazası sonucu ölen kişinin destek sıfatına sahip olup olmadığı değerlendirilirken sadece aylık belirli bir miktar paranın ödenip ödenmediği kriter olarak alınmamalıdır.

 

YAŞLI VE/VEYA EMEKLİLER DESTEK OLARAK KABUL EDİLEBİLİR Mİ?

 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 17.06.2010 tarihli 2009/10653E. ve 2010/7338 sayılı ilamına göre:  

 

-“......emekli iken yaşamını yitiren desteğin emekli de olsa kalan ömrü süresinde ev ve çarşı pazar işleri gibi günlük işleri yaparak aile bütçesine katkı sağlayacağı göz önüne alınıp asgari ücret üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmalıdır.”

 

Ölen kişi eylemli çalışmasına son vermiş olsa bile onun beden ve beyin gücünden yararlanma olanaklarının yitirilmiş olması zararın doğmuş olduğunun kabul edilebilmesi için yeterlidir. Yukarıda yer verilen genel açıklamalarda da değinilmiş olduğu üzere destek olan kişinin belirlenmesinde paranın tek ölçüt olmadığı işbu yargıtay ilamı kapsamında da açık bir şekilde anlaşılmaktadır.  

 

EV KADINLARI DESTEK OLARAK KABUL EDİLEBİLİR Mİ?

 

Ev kadınının her ne kadar bir işi ya da kazancı olmadığı düşünülse de evde yapmakta olduğu bütün eylemler birer hizmet olarak nitelendirilebilir. Evde çamaşır yıkayarak ya da yemek yaparak kişinin eşi ve çocuklarına her şekilde destek olduğu, onların hayatını kolaylaştırdığı görmezden gelinemez. O nedenle trafik kazası sonucunda kaybedilen kişinin ev kadını olması onun destek olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Eşi ve çocukları açısından ev kadını yapmakta olduğu hizmet ile destek konumundadır. 

 

DESTEKTEN YOKSUN KALANLAR KİMLERDİR?


Öncelikle ölen kişinin eşi, çocukları, annesi ve babası destekten yoksun kalmış olarak kabul edilmektedir. Evlatlık olarak edinilen çocuklar açısından da herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Bu durumda nikahsız eşin destekten yoksun kalan olarak kabul edilip edilmeyeceği sorusu akla gelmektedir. Nikahsız eş de trafik kazası sonucunda ölen kişi ile birlikteliğinin sürekliliğini kanıtlamak koşuluyla, destekten yoksun kalan sıfatına haiz olacaktır. 

 

Eşlerden birinin nişanlılık sürecinde vefat etmiş olması halinde diğer eş destekten yoksun kalan olarak kabul edilebilir mi? Bu durumda nişanlı, örneğin ölen eş ile çeşitli hazırlıklara girişmiş olduklarını, düğün yerini ayarladıklarını, nikah için başvuruda bulunduklarını, eşyaları almaya başladıklarını ispat etmesi şartıyla destekten yoksun kalan olarak kabul edilecektir ve bu kapsamda tazminat talep edebilecektir.

 

İstisnai durumlar dışında kardeşler birbirlerine destek olarak kabul edilmemektedirler. Örneğin ölen kardeş hayatta iken diğer kardeşin eğitim masraflarını karşılıyorsa bu durumda elbette destek olduğu inkar edilemez. Ancak bu şekilde somut verilerle sabit bir durum olmadıkça kardeşler birbirlerinin desteği olarak esas alınmayacaktır. 

 

Özetle; herhangi bir kan bağı ya da akrabalık ilişkisi aranmaksızın ölen kişinin sağlığında düzenli olarak yardım ettiği kişilerin destekten yoksun kalanlar olduğunun kabulü gerekmektedir. Kişi çok varlıklı olabilir veya ihtiyaç içinde bulunmayabilir, bunlar destekten yoksun kalma tazminatı istenmesine engel değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay'ın ilgili dairelerinin kararlarında da belirtilmiş olduğu üzere:

 

- ".....Ölenden yüklü bir malvarlığı kalmış ve yakınlar bu yüzden zenginleşmiş ya da onlar zaten bakım ihtiyacı bulunmayan varlıklı kimseler olsalar dahi, ölenin çalışarak, yardım ve hizmet ederek sağladığı desteklikten yoksun kalınması başlı başına tazminat istemek için yeterli bulunmuştur."

 

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI KİMLERDEN TALEP EDİLMELİDİR?

 

Trafik kazası sonucunda ölüm olayının gerçekleşmesi halinde destekten yoksun kalan kişiler birden fazla kişiye başvuruda bulunabilir, tazminat taleplerini bu kişilere yöneltebilirler. Şöyle ki; 

 

1- İşleten: İşleten kelimesinden anlaşılması gereken kazaya sebep olan aracın sahibi ya da örneğin araç sahibi gibi sorumlu olduğu kabul edilen motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanalar vb. Bazı durumlarda kaza sonucu araç sahibi de ölmüş olabilir. Bu durumda destekten yoksun kalmış olan kişiler tazminat davalarını ölenin mirasçılarına yöneltme hakkına sahiptirler. 

 

2- Sürücü ve Yardımcıları: Sürücülerin trafik kazası sonucu meydana gelen ölümün tazminata ilişkin sonuçlarından sorumlu tutulabilmeleri için kusurlu olmaları gerekmektedir. Yaşanan trafik kazasında sürücüler ve/veya yardımcılarının kusurlu olmaları halinde destekten yoksun kalanların tazminat talepleri karşısında işletenin yanı sıra sorumlulukları kabul edilecektir. 

 

3- Sigortacı: Dava öncesinde kendilerine başvurulup da ödeme yapılmaması veya eksik ödeme yapılmış olması halinde destekten yoksun kalanların tazminat talepleri konusunda diğer sorumlu tüzel kişi olarak karşımıza çıkacaktır.

 

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEBİ İLE DAVA AÇARKEN HANGİ BELGELERE İHTİYACIM BULUNMAKTADIR?

 

Dava açarken destekten yoksun kalmış olan kişilerin dava dilekçesine ek olarak bazı belgeleri mahkemeye sunmaları yargılama sürecinin daha hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlayacaktır.

 

Öncelikle tazminat davası öncesinde herhangi bir ceza davası açılmışsa ceza davasına ilişkin belgeler, ceza davası sonuçlanmışsa verilen karar destekten yoksun kalma tazminatı davası dava dilekçesine ek olarak dosyaya sunulmalıdır. 

 

Ceza dava dosyası ve verilen kararın yanı sıra:

 

-Ölen kişi öğrenci ise okulu, sınıfı hakkında belgeler,

-Ölen herhangi bir işte çalışan biri ise mesleği, kazancı, öğrenimi hakkında bilgi ve belgeler,

-Aile nüfus tablosu,

-Ölüm hemen değil de bir süre sonra gerçekleşmişse tedavi belgeleri, cenaze-defin işleri ile ilgili belgeler,

-Otopsi raporu, 

-Ölenin kimliği ve kişiliği hakkında bilgiler,

-Destekten yoksun kaldığını belirten kişilerin kimlik bilgileri, ölenle yakınlık derecelerini gösteren belgeler,

-Destekten yoksun kalanlar aynı zamanda mirasçı konumunda iseler mirasçılık belgesi

dava dilekçesine ek olarak dosyaya sunulmalıdır. 

 

Konuya ilişkin sorularınız için bize info@pinarileri.com elektronik posta adresinden veya +90 312 240 36 83 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

 

Yasal Uyarı: İşbu makale başka bir internet sitesinde ancak makalenin yer aldığı internet adresi linkini içeren aşağıdaki ifadeye yazının başında veya sonunda belirgin bir şekilde yer verilmesi şartıyla yeniden yayımlanabilir veya basılabilir.

 

Ölümlü Trafik Kazalarında Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Pınar İleri Avukatlık & Danışmanlık izni dahilinde yeniden yayımlanmaktadır"

 

 

Please reload

Öne Çıkanlar

Kısa Çalışma Uygulaması Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik Teşkil Eder mi?

August 1, 2020

1/2
Please reload

Son Paylaşımlar

February 1, 2020

Please reload

Arşiv
Please reload

Anahtar Kelime Ara