Vasi Atanması ve Vasi Atanmasını Gerektirir Sebepler

October 10, 2017

 

Kişinin akıl hastalığı sebebiyle kendi işlerini göremeyecek durumda olması, sürekli yardıma muhtaç durumda bulunması, kötü bir yaşama tarzına sahip olması, alkol veya madde bağımlılığı, ağır hastalığı sebebiyle işlerini yönetememesi veya özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm edilmesi gibi çeşitli sebeplerin baş göstermesi halinde kişinin kısıtlanması ve kişiye vasi atanması söz konusu olacaktır.

 

Kişiye vasi atanmasını gerektirir her bir sebep farklı usul ve özelliklere sahiptir. O nedenle yaşanan durumun hangi sebebe dayanmakta olduğuna göre izlenmesi gereken yola ve kendine has özelliklerine mutlaka dikkat edilmelidir. Vasi vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve mal-varlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Vasi vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Vasi kusurlu davranışı ile vesayet altındaki kişiye vermiş olduğu zararlardan sorumlu tutulacaktır.

 

VASİ ATANMASI İÇİN NEREYE BAŞVURUDA BULUNULMALIDIR?

 

Öncelikle bu konuda kendisine vasi atanmasını isteyen veya bir başkasına vasi atanması için başvuruda bulunmak isteyenler vesayet altına alınacak olan kişinin yani kendisine vasi atanacak olan kişinin yerleşim yerinde bulunan sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunmak zorundadırlar.  Vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvuruda bulunulduktan sonra vasi atanmasını gerektirir sebebe göre inceleme yapılacak ve karar verilecektir. Vasi 2 yıl için atanacaktır. Ancak vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.

 

Başvurunun yukarıda yer verilen sebeplerden sadece birine dayanılarak yapılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Örneğin kişi hem akıl hastası hem de alkol bağımlısı olabilir. Her iki sebebe dayanılarak vasi atama talebinde bulunulması mümkündür. Mahkeme her iki sebebi de ayrı ayrı inceleyecek ve karara bağlayacaktır.

 

AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI SEBEBİYLE

 

Öncelikle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedenine dayalı vasi atanmasına değinecek olursak; bu noktada en belirleyici olacak husus alınacak sağlık kurulu raporudur. Bazen taraflar kısıtlı adayı için mahkemeye başvurmadan önce tek bir hekim tarafından düzenlenen sağlık raporu aldıktan sonra verilen rapora dayanarak vasi atama talebini gündeme getirebilmektedirler. Ancak Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 13.04.2015 tarihli ilamında da değinilmiş olduğu üzere:

 

  • “…somut olayda akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemi tek hekim raporuna dayanılarak kabul edilmiş olup tek hekim tarafından verilen rapor Türk Medeni Kanunu madde 405’te belirtilen kısıtlama sebebinin(akıl hastalığı-akıl zayıflığı) bulunup bulunmadığı hususunda yeterli değildir.”

 

O nedenle her ne kadar başvuru sahibinin elinde bir hekim raporu bulunsa da bunun sağlık kurulu raporu olmasına dikkat edilmelidir. Sağlık kurulu raporu olmadığı takdirde verilecek olan karar eğer itiraz konusu yapılırsa sırf raporun kurul raporu olmaması sebebi dosyanın tekrar incelenmesine sebep olacaktır.

 

Peki sağlık kurulu raporu nasıl alınır? Kısaca anlatmak gerekirse sağlık kurulu raporu için başvuru yapmış olduğunuz sulh hukuk mahkemesi bir hastane tayin edecektir. Kendisine vasi atanması istenilen kısıtlı adayı rapor için ilgili hastaneye başvuracaktır ve kurul karşısına çıkarılacaktır.

 

Peki diyelim akıl hastalığı geçti veya söz konusu akıl zayıflığı bir şekilde ortadan kalktı kişi ebediyen vesayet altında kalmak zorunda mıdır? Elbette değildir. Ancak akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kişiye bir vasi atanmışsa kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması da belirli bir usule tabidir. Yani vesayetin kaldırılması bu durumda ancak ve ancak söz konusu kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmiş olması halinde mümkündür. Kişi mahkemeye sadece beyanda bulunarak söz konusu kısıtlama kararının ortadan kaldırılmasını sağlayamaz. Bu konuda resmi sağlık kurulu raporu alınması kaçınılmazdır.

 

SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİM SEBEBİYLE

 

Kısıtlanması istenilen kişinin bir kısım taşınmazları satması kısıtlanması için yeterli değildir veya bir kimsenin ticari hayattaki başarısızlığı doğrudan kötü idare olarak değerlendirilemez. Yapılan eylemin kişinin kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşüreceğinin de mutlaka kanıtlanması gerekir. Yani bu durumda malvarlığını kötü yönetim sebebiyle vasi atanması talebi söz konusu ise malvarlığı, kişinin tasarrufları, devredilen taşınır ya da taşınmazlarla ilgili tapu kayıtları, banka hesapları araştırılacaktır. Savurganlık ya da mal varlığının kötü yönetimi sebebiyle vasi atanması talebinde bulunuluyorsa bu talebin somut verilere dayanıyor olması oldukça önemlidir. Aksi takdirde sadece soyut bir iddiadan öteye gitmeyen talepler reddedilecektir.

 

Kumar oynama da tek başına kısıtlanma sebebi teşkil etmez. Kumar oynama sebebiyle kendisini veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığının da kanıtlanması gerekir. Kumar oynanması vasi atanması için tek başına yeterli değildir.

 

İşbu nedenlere dayalı vesayet altına alınma hali de ebediyen devam etmek zorunda değildir. Yani bu kararın kaldırılması için kişi başvuruda bulunabilir. Ancak kişinin savurganlığı, madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebeplerinden herhangi biriyle kısıtlanmışken bu kısıtlılığın kaldırılmasını talep edebilmesi için en az 1 yıldan beri hangi sebebe bağlı kısıtlanmışsa o sebeple ilgili herhangi bir şikayete meydan vermemiş olmalıdır.

 

Vesayet altına alınma tarihinden itibaren en az 1 yıl geçmemişse bu sebeplerden(savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim) herhangi birine bağlı kısıtlanmış olan kimsenin talebi reddedilecektir.  

 

ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAYICI CEZA SEBEBİYLE

 

Eğer kişi bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum edilmişse kısıtlanacaktır. Hapis halinin sona ermesiyle söz konusu vesayet hali kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

 

İSTEK ÜZERİNE KISITLANMA

 

Bazen herhangi bir akıl hastalığı-akıl zayıflığı ya da mahkûmiyet hali söz konusu olmamasına rağmen ergin olan kişi yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemiyor olabilir. Bu durumda her ergin kendisinin kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını talep edebilecektir.

 

Kişinin kendi isteği üzerine kısıtlanabilmesinin en önemli koşulu kişinin mutlaka mahkeme tarafından dinlenmesidir. Kişi dinlenmeden talebinin reddi ya da kabulü yönünde bir karar verilmesi doğru olmayacaktır. Aşağıda yer verilen Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2014, 22.12.2014, 20.01.2015 tarihli ilamlarında da istek üzerine yapılacak vasi atamalarında kişinin dinlenmesinin önemi açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir. Şöyle ki;

 

  • “……kısıtlı adayı dinlenmeden TMK 408’e dayalı kısıtlama kararı verilemez.”

 

  • “….kişinin yaşlılık nedenine dayalı kısıtlanması için bu dava açılmış, mahkemece taraflar ve davalı asil usulünce celbedilip dinlenmeden… davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.”

 

  • “…kısıtlı adayı dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

 

İstek üzerine yapılacak olan vasi atamalarında da şayet kişi ağır hastalığı ya da sakatlığı olduğu iddiasında bulunuyorsa akıl hastalığı ya da herhangi bir sakatlığı olup olmadığını belirten tam teşekküllü sağlık kurulu raporu alınması gündeme gelecektir. İstek üzerine vasi atanması taleplerinde söz konusu incelemelerin yapılması kaçınılmazdır. Yani her ne kadar kişinin kendi isteği ve talebi söz konusu olsa da bu istek ile yetinilmeyecektir. Belirtilen sebep ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

 

KİMLER VASİ OLAMAZ?

 

Yukarıda değinilen sebeplerin vuku bulması halinde vesayet makamı yani sulh hukuk mahkemesi bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacaktır. Bu atamada vesayet makamı vasinin, vesayet altına alınacak olan kişinin yerleşim yerine yakınlığı ve aralarındaki kişisel ilişkiyi dikkate alacaktır. Herhangi haklı bir sebep olmadıkça vasi olarak yapılacak atamada vesayet altına alınacak kişinin anne ya da babasının gösterdiği ya da kendisinin istediği kimse öncelikli olacaktır.

 

Vasiliğe atanan kişinin kısıtlı olması, kamu hizmetinden yasaklı olması, haysiyetsiz bir hayat sürmesi, vasi atanacak olduğu kişi ile arasında bir çıkar çatışması bulunması ve kişinin ilgili vesayet daireleri hakimlerinden olması durumunda o kişi vasi olamaz. Bu kişilerin her nasılsa vasi olarak atanmaları halinde bu atamayla ilgili olan herkes vasinin atandığını öğrendikleri tarihten itibaren 10 gün içinde atamanın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek vesayet makamına itiraz edebilecektir. Konuya ilişkin sorularınız için bize info@pinarileri.com elektronik posta adresinden veya +90 312 240 36 83 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

 

Yasal Uyarı: İşbu makale başka bir internet sitesinde ancak makalenin yer aldığı internet adresi linkini içeren aşağıdaki ifadeye yazının başında veya sonunda belirgin bir şekilde yer verilmesi şartıyla yeniden yayımlanabilir veya basılabilir.

 

Vasi Atanması ve Vasi Atanmasını Gerektirir Sebepler Pınar İleri Avukatlık & Danışmanlık izni dahilinde yeniden yayımlanmaktadır"

 

Please reload

Öne Çıkanlar

Kısa Çalışma Uygulaması Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik Teşkil Eder mi?

August 1, 2020

1/2
Please reload

Son Paylaşımlar

February 1, 2020

Please reload

Arşiv
Please reload

Anahtar Kelime Ara