İş Arkadaşlarıyla Whatsapp Grubunda Yapılan Konuşmalar Haklı Feshe Neden Olur mu?


Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda her alanda dijitalleşme oldukça büyük bir hız kazandı. Dijitalleşen hayat beraberinde sosyal medya hesaplarını, mesaj programlarını getirdi. Yaşanan çağın da bir parçası olarak birçok kimse tarafından söz konusu programlar aktif bir şekilde kullanılmaya başlandı.


Her yenilikte olduğu gibi bu durum olumlu gelişmeler için ön ayak olsa da belli başlı sorunlar da beraberinde cereyan etmeye başladı. Çalışma hayatı içinde de elektronik iletişim araçları vasıtasıyla gerçekleştirilen eylemlerin kanun hükümlerine aykırılık teşkil edip etmeyeceği tartışma konusu olarak ele alındı. Örneğin çalışan işçilerin kendi aralarında kuracağı bir whatsapp grubu üzerinden yapılan yazışmalar acaba işverenler için bir haklı fesih nedeni teşkil edebilecek midir sorusu gündeme geldi.


Bu kapsamda öncelikle kanun hükümlerine bakacak olursak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinde işverenlerin haklı fesih nedenleri düzenlenme altına alınmıştır. 25. Maddenin ikinci fıkrasında “..işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması; işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanması; işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması..” işverenler için haklı birer fesih nedeni olarak sayılmıştır. Bilindiği üzere 25. Maddenin 2. Fıkrası uyarınca işverenlerin yapacağı haklı fesih hallerinde işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacaktır.


Bir iş yerinde çalışan işçilerin bir kısmının kendi aralarında kurmuş oldukları whatsapp grubu üzerinden yapmış oldukları yazışmalar nedeniyle işçilerin iş sözleşmelerinin işveren tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması üzerine yapılan başvurular sonucunda konu Yargıtay tarafından incelemeye alınmıştır.


Olayda özetle işçiler kendi aralarında kurmuş oldukları whatsapp grubu üzerinden bağlı bulundukları yönetici hakkında konuşmuş, iş sözleşmeleri uyarınca her ne kadar yasak olsa da maaşlarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunmuş, ücretlerin yeterli olmadığı yönünde fikirlerini dile getirmiş, fazla gayretli çalışmanın boşuna olacağı şeklinde yazışmalarda bulunmuşlardır. Söz konusu yazışmaların işveren tarafından bir şekilde ele geçirilmiş olması üzerine işçilerin iş akdi haklı nedenle feshedilmiş ve kıdem ve ihbar tazminatları ödenmemiştir.


Bunun üzerine işçiler tarafından bu feshin haksız olduğu ve kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi talebiyle dava açılmış ancak mahkeme tarafından yapılan mesaj yazışmalarının yukarıda değinmiş olduğumuz 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinin 2. Fıkrası hükümlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle dava reddedilmiştir. Davanın reddedilmiş olması üzerine işçi tarafından Yargıtay’a başvuruda bulunulmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda 10.01.2019 tarihinde verilen 2018/10718E. ve 2019/559 sayılı ilama göre:


- “.. Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içerisinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve üçüncü kişilere kapalı bir konumdadır. DOLAYISI İLE İŞÇİLERİN İŞ AKIŞINI BOZMADIĞI VE ÇALIŞMALARIN ETKİLEMEDİĞİ SÜRECE BİR GRUP KURMALARI VE BURADA İLETİŞİM İÇİNDE OLMALARI YASAK DEĞİLDİR. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır.


Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş aktinin feshi haksız olup, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi hatalıdır…”


şeklinde karar verilmiştir. Yani söz konusu Yargıtay ilamından da anlaşılabileceği üzere, whatsapp grubu herkese açık bir mecra olmadığından öncelikle içerdiği yazışmalar birer kişisel veri olarak nitelendirilmiş ve özel hayatın gizliliği gereğince de koruma altına alınmıştır.


Çalışanların whatsapp grubu üzerinden birbirleri ile fikirlerini paylaşmaları önünde hukuken ve yasal olarak herhangi bir engel görülmemiştir. Ancak kararın gerekçesinde açık bir şekilde belirtilmiş olduğu üzere yapılan yazışmaların çalışanların iş akışını ve çalışmalarını engellememesi bir koşul olarak ileri sürülmüştür. Yani kişiler çalışma düzenlerinde bir bozulma olmadığı sürece kendi kurdukları whatsapp grubu üzerinden çalışma arkadaşları ile iletişim kurabileceklerdir.


Ancak yine de bu sınırsız bir özgürlük olarak algılanmamalıdır. Her ne kadar Yargıtay 9.Hukuk Dairesi kararı bu konuda emsal teşkil edecek olsa da her olay kendi özelinde değerlendirileceğinden işbu karar uyarınca kurulmuş ya da kurulacak olan whatsapp grupları işçiler için işverenleri hakkında hakaret edebilecekleri ve/veya sinkaflı sözcüklerde bulunabilecekleri mecralar olarak kesinlikle düşünülmemelidir. İşverenlere yönelik hakaret ve sinkaflı sözcükler içermeyen, sataşma amacı taşımayan yazışmaların gerek kişisel verilerin korunması kuralları gerekse İş Kanunu hükümleri kapsamında verilen emsal kararlar uyarınca korunacağı ve haklı bir fesih nedeni olarak değerlendirilemeyeceği ve işçilerin bu yönde bir haklı fesih ile karşı karşıya kalmaları halinde ilgili yasal düzenlemeler uyarınca tazminatlarına hak kazanabileceği mutlaka dikkate alınmalıdır.


Yasal Uyarı: İşbu makale başka bir internet sitesinde ancak makalenin yer aldığı internet adresi linkini içeren aşağıdaki ifadeye yazının başında veya sonunda belirgin bir şekilde yer verilmesi şartıyla yeniden yayımlanabilir veya basılabilir.


İş Arkadaşlarıyla Whatsapp Grubunda Yapılan Konuşmalar Haklı Feshe Neden Olur mu Pınar İleri Avukatlık & Danışmanlık izni dahilinde yeniden yayımlanmaktadır"


Öne Çıkanlar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Anahtar Kelime Ara

© Pınar İleri Avukatlık ve Danışmanlık 2018. Tüm hakları saklıdır.

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean